Doğruyu Bilmekten Doğruyu Seçebilmeye: Lisede Etik Davranış ve Ailenin Rolü

 

Gençler doğru ile yanlışı biliyor olabilir. Peki, kendi kararlarını verirken ve uygularken doğru olanı seçebiliyorlar mı?

Bir sınavda kendi çabasıyla ilerlemek, akademik dürüstlük ilkesini gözetmek, arkadaşının özelini korumak, bir hata yaptığında bunu kabul edebilmek ya da çevresindekilerden farklı olarak, kendi değerlerine uygun bir seçim yapabilmek… Bunların her biri, gençlerin günlük yaşamda sıklıkla karşılaştığı önemli etik seçimlerdir. Etik davranış; doğruyu ve yanlışı ayırt edebilmenin ötesinde, bildiğimiz doğruyu davranışımıza yansıtabilme ve seçimlerimizin sorumluluğunu üstlenebilme becerisidir.

Lise yılları, gençlerin “Ben kimim?”, “Nasıl biri olmak istiyorum?”, “Benim için gerçekten önemli olan ne?” sorularına yanıt aradıkları önemli bir gelişim dönemidir. Özerklik ihtiyacının artmasıyla birlikte gençler, çocukluk döneminde benimsedikleri birçok değeri yeniden sorgulamaya ve kendi değer sistemlerini oluşturmaya başlarlar. Bu süreçte akran ilişkileri de oldukça önemli bir hâle gelir. “Herkes yapıyor.”, “Bir şey olmaz.” veya “Kimse görmeyecek.” gibi akran yönlendirmeleri, zaman zaman gençlerin kendi değerleri ile çevrelerinin beklentileri arasında kalmalarına neden olabilir.

Dolayısıyla etik gelişim, lise döneminde genç için yalnızca doğruyu bilme meselesi olmaktan çıkarak; farklı etkiler ve seçenekler arasında kendi değerlerini koruyarak seçim yapabilme becerisine dönüşür.

Bu becerinin gelişmesi ise öncelikle gencin aile içindeki iletişim biçimi büyük önem taşımaktadır. Günlük yaşamda karşılaşılan bir olay üzerine birlikte düşünmek, “Sence burada doğru olan neydi?”, “Bu davranış kimleri etkileyebilir?”, “Sen olsaydın hangi seçenekleri değerlendirirdin?”, “Bu kararının sonuçları neler olabilir?” diye birlikte paylaşımda bulunmak, gencin kendi etik düşünme sürecini harekete geçirir.  Gençler, özellikle aile içinde karşılaştıkları davranışları gözlemleyerek de kendi etik değerlerini düzenleyebilirler. Verilen sözleri tutmak, hata yapıldığında “Ben yanılmışım.” diyebilmek, farklı düşüncelere saygı göstermek, ev içinde ya da dışarıda adil davranışlar sergilemek, başkasının hakkını gözetmek ve zor bir durumda sorumluluk almak; gençlerin günlük yaşam içinde gördükleri güçlü etik modellerdir. Çünkü etik, gençlere anlatılan bir ders değil; birlikte yaşarken öğrenilen bir yaşam biçimidir.

Günümüzde etik davranışın sınandığı alanlardan biri de dijital dünyadır. Bir arkadaşının fotoğrafını izin almadan paylaşmak, doğruluğunu kontrol etmeden bir bilgiyi yaymak, çevrim içi zorbalığa seyirci kalmak, gençlerin karşılaşabileceği yeni etik ikilemler arasında yer almaktadır.

Sonuç olarak, gencin farklı yaşam alanlarında doğru etik davranışları sergileyebilmelerini desteklemek için, okul ve aile arasında kurulacak olan güçlü iş birliği oldukça önemlidir. Gençlerin etik pusulası; evde gördükleri, okulda deneyimledikleri, ilişkilerinde hissettikleri ve kendilerine verilen sorumluluklarla doğruyu gösterebilir. Bu nedenle okul ve aile arasındaki açık iletişim, ortak yaklaşım ve karşılıklı iş birliği; gençlerin doğruyu, kendi değerleri doğrultusunda seçebilmelerine ve seçimlerinin sorumluluğunu üstlenebilmelerine katkı sağlar.

Lütfen bizi takip edin ve beğenin:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...